Toprağın estetiğe dönüştüğü marka; STİL VİT

Toprağın estetiğe dönüştüğü marka; STİL VİT

Diyarbakır'ın ve bölgenin ilk ve en büyük vitrifiye üreticisi Mega Seramik A.Ş., her geçen gün kaliteli ürünleriyle, hem iç hem de dış piyasada adından sözettirmeye devam ediyor. 25 yıl önce 5 kişi ile başladıkları atölyeden, 85 kişinin çalıştığı büyük bir fabrikaya ulaşan Mega Seramik A.Ş., yarattığı Stil Vit markasıyla da seramik piyasasında emin adımlarla geleceğe ilerliyor.

Mega Seramik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Vehap Fidan, küçük bir atölyeden büyük bir fabrikaya dönüşün sürecini bütün detaylarıyla anlattı. 1992 yılında küçük bir atölyede, 5 kişi ile suni mermer ve polyester üretimine başladıklarını belirten Fidan, "Mega Seramik A.Ş. firması bünyesinden Stil vit markasıyla vitrifiye seramik ve sağlık gereçleri üretiyoruz. 1992 yılından beri bu sektörün içerisindeyiz. İlk başta suni mermer, polyester üretimiyle başladık. İlk başladığımızda 5-6 kişi ile üretime başlamıştık. Piyasada seramik vitrifiyenin boşluğunu hissettik ve bu üretimi yapmaya başladık. Yaklaşık 23 yıldan beri vitrifiye üretimi yapıyoruz. İlk günlerde 500 metrekarelik bir alanda başladık. Her geçen gün üretimi katladık, çalışan insan sayısı da arttı. Bugün OSB 2'inci etapta 15 bin metrekare alan üzerinde 9 bin 500 metre karelik kapalı alanda üretim yapıyoruz. Şu an istihdam edilen işçi sayımız da 85'e çıktı. Bu süre içerisinde Adana'da aynı şekilde üretim yapan bir fabrikamız var" dedi.

15 ÜLKEYE İHRAÇ
Adana ve Diyarbakır'daki fabrikalarında ürettikleri vitrifiye ürünleri Türkiye iç piyasasına ve 15 ülkeye ihraç ettiklerini kaydeden Fidan, "Her iki firmamızda üretilen vitrifiye ürünlerimiz yaklaşık 15 ülkeye ihraç ediliyor. Yüzde 70 civarında kapasite ile üretim yapıyoruz. Bunun da yüzde 60'ı iç piyasaya, yüzde 40'ı da dış piyasaya yönelik olarak çalışıyoruz. Üretimin yüzde 60'ını ihraç etme gibi bir hedefimiz var. Bununla ilgili çalışmamız sürüyor. Bunun zemini ve piyasası hazırlandı. Sadece üretimle ilgili küçük detaylar kaldı. Ama tabi gönül ister ki üretimimizin yüzde 60 yada 70'ini ihraç edelim. Fakat bunların tamamı maliyet gerektiren işlemler. Ama ileride uygun ortam sağlanması halinde üretim kapasitesini de arttırarak, ihracat miktarını da yukarı çekebiliriz. Her iki fabrikada yıllık 650-700 bin parça arasında değişen bir üretim kapasitemiz var. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde bu miktarı iki katına çıkararak, 1 milyon parçaya çıkarmayı hedefliyoruz. Tabi bunların hepsininin oluşabilmesi için uygun ortam ve zeminin hazırlanması lazım. Enerji, işçi, hammade maliyetlerinin düşmesi gerekir. Türkiye'de vitrifiye üretim ve ihracatı yapan 50 firma arasında 11-12'inci sıralardayız. Bu da bizim için, kentimiz ve bölgemiz açısından çok büyük bir başarı" diye konuştu.

KALİFİYE ELEMAN VE HAMMADE SIKINTISI
Kalifiye eleman ve hammade konusunda yaşamadıklarını ancak uzak mesafelerden getirmek zorunda kaldıklarını kaydeden Fidan, şöyle konuştu:
"Kalifiye elemandan yoksun bir şekilde üretim yapıyoruz. Hammade çok ama yakın bölgelerde yok. Hammade ve yedek parçanın tamamı dışarıdan, Marmara bölgesinden getirmek zorunda kalıyoruz. Tabi durum böyle olunca bize de maliyeti bir hayli artıyor. Bölgede yaşanan olaylar yüzünden kalifiye eleman buraya malesef gelmiyor. Maddi ve manevi imkanlarımıza rağmen kalifiye elemanı buraya getirme konusunda büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Gümrük kapılarında ve özellikle Habur Gümrük Kapısı çıkışı ile dönüşlerinde büyük sıkıntılar yaşıyoruz. İş insanlarına sadece Habur değil diğer gümrük kapılarında da giriş ve çıkışlarında kolaylık sağlanması adına bir takım uygulamaların getirilmesi gerekir. Bunlar en büyük engel. Uzman personellerimizin tanıtımı yada iş görüşmeleri için yurt dışına çıkması sırasında vize uygulamasına takılıyoruz. Bu konuda da devletin kolaylık sağlayacak uygulamaları devreye sokması gerekiyor."

30/10/2019