Başkanın Mesajı

Burası Diyarbakır, burada iş var, burada umut bitmez

Diyarbakır tarihi misyonuyla, coğrafyamızda yaşanan olumsuzluklara rağmen ticaret merkezi olma konumunu günümüze kadar başarıyla taşımıştır. Son yerel seçimlerden sonra ülkemiz, 4.5 yıl  seçimsiz bir sürece giriyor. Ticari hacmi çok yüksek ülkeler, endüstri 4.0 ile üretime geçerek, maliyeti düşürürken, bu ülkelerde ihracaat yapan firmalara da büyük kolaylıklar sağlanıyor. OSB seviyesindeki alanlarda üretim yapan firmalara pozitif ayırımcılık yapılıyor. Vergi indirimleri, SGK, nakliye hatta üretim ve maliyet konusunda devletler, OSB firmalarının önünü açmak için her türlü kolaylığı sağlıyor. 

Diyarbakır gibi yeraltı ve yerüstü zenginliği çeşitli ve çok fazla olan, suyun hiç bir zaman eksilmediği, gıda ve tarımın ön plana çıktığı bereketli bir ovada sanayi, her zaman çok önemli olmuştur. Üreten bir Diyarbakır'da yatırım zamanı. Sadece tarım ve sanayide değil tarih, kültür, sanat ve inanç turizminde de Diyarbakır ve ilçeleri çok önemli bir yerde. UNESCO kültür miras listesine giren Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri, 12 bin yıllık Bismil Kortiktepe, Silvan Hasuni Mağaraları, Lice Birkleyn Mağarası, Eğil Peygamber türbeleri ve kral mezarları, Ergani Çayönü ile Hilar Mağaraları, tarih ve kültür turizmi konusunda özellikle ülkemizde yerli turistlerin akınına uğruyor. Bu anlamda Diyarbakır turizmde de çok önemli bir yerde olduğunu söyleyebiliriz. İnsanların bu yerleri görerek, Diyarbakır halkıyla tanışırsa, Diyarbakır OSB alanı da bu ziyaretler sayesinde uluslararası bir cazibe merkezi olacağına inanıyorum.

Türkiye 4,5 yıllık seçimsiz bir sürece girerken OSB'lerin ekonomi yönetiminden beklentilerini, geniş bir perspektifte ele almak gerekiyor. Kalkınma fikri, 57 yıldan beri devletin benimsediği bir fikir olmuştur. Devlet, 1961'de kalkınma fikrini de Anayasal güvence altına alarak, bu konudaki kararlığını ortaya koymuştur. 57 yıldan beri girişimci, yatırımcı ve üreticiler, bu kalkınma fikri kapsamında, ülke ekonomisine katkı için her zaman bir arayış içerisinde olmuşlardır. 

Dünya; alt yapısı, sosyal alanları, yerleşim yapısı ile şehirleşmiş sanayi yerleşkeleri dönemine geçti. Çoğunlukla primitif OSB yapılarından dönüşen sanayi yerleşkeleri dünya ticaretine yön veren merkezlere dönüştü: Birleşik Arap Emirliklerindeki Jebel-Ali Free Zone bölgesi, Kore'deki Incheon, Malezya'daki Jahor-İskander gibi. Dünya teknoloji devleri, 4.0 üretim hamlesini tamamlarken, ülkemizde henüz bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar fabrikada endüstri 4.0 ile üretim yapabilmektedir. Bu fabrikalardan biri de Diyarbakır OSB'de üretim yapmaktadır. 

Diyarbakır OSB olarak özellikle yakın sınır komşularımız başta olmak üzere ortadoğu ve bu bölgelerden etkilenen ülkelere yönelik ticari ilişki içerisindeyiz. Gıda ve tekstil ürünleri başta olmak üzere sanayi üretiminde de istenilen seviyede olmasa bile hatırı sayılır bir ihracatımızın olduğunu söyleyebiliriz. 

Bursa'da kurulan Türkiye'nin ilk OSB örneğinden yola çıkarak, asıl amaç, koşulların en uygun olduğu yerlerden başlayarak sanayileşme ve kalkınma ivmesini yakalamak olduğu gerçeğini açıkça görebiliriz. Amaç gelişmiş dünyayla farkı en kısa sürede kapatacak bir kalkınma performansı yakalamak olmalıdır. 

Ülkemizde OSB'lerin birbirine bağlanması, koridora dönüşmesi, belirli bir coğrafi hub içinde tanımlanması yeni, yeni başlayan girişimlerdir. Bu kapsamda Gebze-Bursa-Manisa-İzmir koridoru için özellikle ulaşım, hızlı tren ve altyapı açısından koşullar oluştukça bu koridordaki altı organize bölgenin entegrasyonu fiili olarak şekillenmektedir. Koridor meselesini ısrarla vurgulamamızın nedeni, aslında OSB'ler arasındaki ortaklıklar ekseninde güçlü networklar oluşturma zamanının geldiğine dikkat çekmektir. Bugün itibariyle sicil alarak tüzel kişilik kazanmış 327 OSB mevcut. 2018 sonu itibariyle sanayi sektöründeki 5 milyon 674 bin istihdamın yaklaşık 2 milyonu, oran olarak da yüzde 35'i OSB'lerde gerçekleşmektedir. 

Rakamların da açıkça ortaya koyduğu gibi OSB'ler ülke ekonomisine net bir katkı sunmaktadır. Ülkemizde özellikle ihracaat konusunda 154 belge birleştirilerek digital ortama aktarıldı. Yani 154 gümrük belgesi, artık kağıt kullanılmadan aynı hizmet verilecek. Deneme işlemleri Esenboğa ve İstanbul'daki yeni hava limanlarında yapılan bu uygulamaya ülke genelinde 30 Nisan'da resmen geçmiş olacağız. Küçük ancak çok önemli bir adım atarak, firmaların bürokratik işlemleri biraz da olsa kolaylaştırılmış olacak. İsteğimiz odur ki; sadece 154 belge değil, ihracaat, alım-satım ve tüm ticari işlemlerin artık digital zeminde yapabilecek bir network ağının kurulmasıdır. Kurulcak bu ağ üzerinden OSB'lerin de birbiriyle iletişim halinde olması, bu ağ sayesinde yeni teknolojiler ve teknolojik gelişmelerden dünya ülkeleriyle ile aynı anda Diyarakır ve ülkemizdeki diğer OSB'lerin de faydalanabilmesidir. Üretim maliyetinin düşmesiyle birlikte dünya ülkeleriyle eşit bir rekabet imkanımız olacak. O zaman ihracat alanları ve sınırlarımız da genişleyerek, çeşitlerimiz de artacaktır. Üretimle birlikte kişi başına düşen gayri safi milli hasıla oranı da artmış olacak, ülkemiz ileri refah düzeyine ulaşacaktır. 

Diyarbakır coğrafyası, yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından oldukça zengindir. Gıda, maden, inşaat, tarım ve turizmden ayrı bir sanayi gelişimi düşünemiyorum. Özellikle tarımla birlikte bölgemizde gelişen tekstil ve bu alanda üretim yapan firmaların yarattığı markalarla, dünya piyasasına hatırı sayılır bir giriş yaptığımızı söyleyebiliriz. Gururla diyebiliriz ki, 3 kıtada 20'den fazla ülkeye ürün ihracaatı yapan firmalarımız var. Özellikle mermer, tekstil, gıda ve turizm ile inşaat alanında önemli mesafeler katettiğimizi düşünüyorum. "Yetermi?" diye soracak olursanız, tabi ki yetmez. Ama teknolojik olarak gelişmiş ülkelerle rekabet edebilmemiz için uygun şartların oluşması gerekir. Diyarbakır'ın cazibe merkezi olmasının zemini hazırlanması lazım. Bunun için üretici firmalarımızın da yerine getirmesi gereken işlemler olabilir. Bunun için Karacadağ Kalkınma Ajansı'nın firmalarımız her türlü desteği mevcut. Bununla birlikte KOSGEB, İŞ KUR ve SGK gibi kurmların da sağladığı maddi ve manevi destekleri, kalkınma hamlesine büyük katkı sunacaktır. 

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgemiz, hava limanına 25 kilometre, Ortadoğu'ya açılan Habur Gümrük Kapası'na yaklaşık 300 kilometre, ve Mersin limanına da 600 kilometre mesafededir. Diyarbakır Havalimanı'ndan Erbil'e haftada 3, Almanya'ya ise haftada 6 uçak seferi yapılmaktadır. Ayrıca demiryolu bağlantısı ile Elazığ, Malatya, Kayseri, Adana, Ankara hattı üzerinden ülkemizin dört bir yanına ürünlerin nakledilmesi konusunda başlattığımız görüşmelerimiz tamamlanma aşamasında olduğunu da söyleyebiliriz. 

Diyarbakır OSB'de yatırım yaptığınızda;
1- Türkiye'den alacağınız makine ekipman için KDV ödemeyeceksiniz. 
2- Türkiye'ye dışardan makine ekipman getirirseniz Gümrük vergisi ödemeyeceksiniz. 
3- Yapacağınız yatırım tutarının yüzde 70'i oranında Kurumlar vergisini ödemeyeceksiniz. 
4- Fabrikada çalışan işçilerin sigorta priminin işveren hissesini 12 yıl boyunca devlet ödeyecek
5- Fabrikada çalışan işçilerin sigorta priminin işçi hissesini 10 yıl boyunca devlet ödeyecek
6- Fabrikada çalışan işçilerin gelir vergisi stopajını 10 yıl boyunca devlet ödeyecek
7- Yatırım tutarının yüzde 70'i kadar kredi kullanabilirsiniz. Kredi faizinin 7 puanını devlet size geri ödeyecek.
8- Yatırım yeri yüzde 60 indirimli tahsis edilecek